Posts Tagged ‘polonya kızları’

DIŞI SOĞUK İÇİ ATEŞLİ BAŞKENT: KRAKOV

Çarşamba, Mart 26th, 2008

Krakov, Varşova’nın güneyinde, merkezî nüfusu 780 000 olan, yılda 7 milyon gibi önemli sayıda turiste konukluk eden, Polonya’nın hem en büyük şehirlerinden biri, hem de bir yandan 1596′ya dek Polonya Krallığının Başkenti olmasının izleri ve birikiminin , bir yandan çok genç bir nüfusa ev sahipliği yapmasının da etkisiyle ülkenin kültür, sanat ve bilim merkezi olarak adlandırabilinecek bir konuma sahip.
Çok düzenli ve şık bir kent olan Krakov; Pazar Meydanı (Market Square) adlı ana meydana açılan sokak ve caddelerden oluşan büyük merkezindeki ulaşımın tramvayla sağlandığı, şaşırtıcı derecede az arabaya rastlandığı için insanın içini ferahlatan, ve yürüyerek hemen her yere ulaşılabilinen modern ve akıllıca kurulmuş bir Büyükşehir görüntüsü sergiliyor.

Free Image Hosting at allyoucanupload.com

Pazar Meydanı (Sukiennce)Opera Binası
Pazar Meydanı; ortasında Sukiennce adlı ve bugün bir çeşit turistik kapalı çarşıya dönüştürülmüş ama içersinde işe yarar malzemelerden ziyade incik, boncuk, heykelcikler ve hediyelik eşyalar bulunan büyük ve eski sarayını, şehrin en eski kilisesi olan taştan, soğuk görüntülü Wojciecha’yı ve şehrin en görkemli yapılarından biri olan, ünlü ressam Vit Stuon’un eserlerini barındıran St. Marie kilisesini birleştiren, çok geniş bir alana yayılmış görkemli bir meydan. Özellikle geceleri, göz alıcı aydınlatmasıyla cezbedici bir manzara sunuyor. Turistlerin uğrak noktası olduğu kadar genç Polonyalıların da buluşma noktası olan bu meydan, neredeyse günün 24 saati boş kalmayan kafeleri, lokantaları, barları ve kulüpleri ile her daim hareketli denirse, abartılmış sayılmaz.
Gündüzleri, Pazar Meydanı’nda ve Pazar meydanına açılan sokaklarda çok hoş restoranlar ve kafeler keşfedilebilir. Özellikle, ayak üstü yemek kültüründen hoşlanmayanlar ve yerel tatları tercih edenleri etkileyecek, eski çağ hanlarındanmış izlenimini veren ilginç dekorlara sahip restoranlar gibi özel ve şık restoranlara bu sokaklarda rastlanılabiliyor. Çok fazla aramak istemeyenler için hemen iki tanesini önerebilirim : Chtopskie Jadto ve Babcia Malina. Yine meydana açılan sokaklarda, kimi zaman hoş bahçeleri olan ve lezzetli sandviçleri poşet çaylarla yiyebileceğiniz birçok mekan keşfedilmeyi bekliyor. Gerçi bu bahçeler yılın çok önemli bir bölümünde kullanılamaz durumda, çünkü şehrin karasal soğuğu çok sert. Varşova’daki nispeten ılıman havayı bilenler, iklim açısından bir hayli düş kırıklığına uğrayabilirler. Ocak ayının başına denk gelen benim ziyaretimde soğuk o kadar içe işleyiciydi ki, hiçbir yağış olmamasına rağmen herhangi bir sıcak mekana sığınmadan yarım saat dışarıda kalmak bir hayli güçtü. Gündüz ya da akşamüzeri ziyaret edilmeden geri dönülmemesi gereken yerlerden biri şehrin güneyinde kurulmuş, hoş bahçeli avlusu ve Wista nehrine bakan güzel manzarasıyla Wavel kalesi, bir diğeri de ardı sıra “pub”ları ile farklı bir yermiş izlenimini veren Yahudi mahallesi.
Wavel Kalesi

Free Image Hosting at allyoucanupload.comTüm bunların yanı sıra, Krakov şehrinden söz edip de gece yaşantısını atlamak, İstanbul’u anlatırken Boğazdan bahsetmemekle eşdeğer olsa gerek. Şehrin ana karakteristiklerinden birinin capcanlı ve çeşitli bir gece eğlencesi olmasının en büyük nedeni şehrin nüfusunun önemli bir kısmının yalnız yaşayan özgür ruhlu öğrencilerden oluşuyor olması. Mekanlar her zaman, herkese açık. “Damsız girilmez” ilkelliği ile karşılaşılmadığı gibi, erkek erkeğe kahvehane tipinde kulüplere de rastlanmıyor, Slav ırkından aşağı kalmayan güzellikleriyle ve buna rağmen içlerindeki alçakgönüllülük ve yabancılara karşı hiç beklenmedik sıcaklıklarıyla Polonyalı kızlar, tüm gün yediğiniz soğuğu birkaç saatte unutturuyorlar. Free Image Hosting at allyoucanupload.com

Polonyada büyülü bir güzelliğe rastlama ihtimaliniz 1/3…

Gece hayatına talep böylesine çok olunca, arz da ondan geri kalmıyor, öyle ki her sokakta, her caddede çeşit çeşit gece kulüplerine, hatta han şeklinde ve her bir katı farklı konseptlerde mekanlarla dolu ilginç eğlence merkezlerine rastlanıyor. İyi bira ve sıcak bir ortam bulunabilecek bu mekanlarda kötü yan olarak pek de iç açmayan ulusal pop müziklerinin sıklıkla çalınıyor olması gösterilebilir. Bu kadar çeşitlilik içinde gidebildiğim yerleri saymaktansa, gece caddelerde gözünüze kestirdiğiniz güzel Polonyalılara danışmanızı öneriyorum, böylece hem insanlarla kaynaşmış olunuyor, hem de çok yüksek ihtimal iyi tavsiyeler ediniliyor. Ama illa “tavsiye” diyenlere, “Gece Eğlencesi Hanı” şeklinde tasarlanmış ve bir katı da lezbiyenlere yönelik olan ilginç ve kışkırtıcı Tubu-Dubu Bar’ı fısıldayabilirim. Perşembe ve Cuma geceleri doruk yapan gece hayatı, hafta sonu, öğrencilerin bir kısmının ailelerinin yaşadığı şehirlere dönmeleriyle bir miktar duruluyor.

Pazar günleri ise Katoliklik inançlarına bağlılıklarıyla bilinen her yaştan Polonyalılar, kiliseleri dolduruyorlar. Büyük St Marie kilisesinin en üst katından yapılan akşam müziklerine birçoğunun ellerinde mumlarla büyük meydanı doldurarak eşlik etmeleri görülmesi gereken ilginç bir manzara oluşturuyor.

Şehrin Kültür Turizminde önemini arttıran bir diğer unsur, Nazi’lerin gerçekleştirdiği Yahudi Soykırımı’nın 2. Dünya Savaşı sırasında merkezi konumuna gelmiş, 1945′te Ruslar tarafından kurtarılana kadar 3 ila 4 Milyon arasında Yahudi’nin öldürüldüğü, birçoğunun da işkencelere maruz kaldığı ya da canlı tıbbi kobay olarak kullanıldığı, birçok filme ve kitaba konu olmuş ünlü Auschwitz ve Birkenau Toplama Kampları’nın, şehre 60 km yakınlıkta bulunuyor olmasıdır. Bugün bu kamp müzeleştirilmiş ve ziyarete açılmıştır. Etkileyici ve yürek burkan bu ziyaret sırasında, tutsakların çalışma (kazı ve inşaat) alanları, yattıkları yerler, toplu tuvaletleri koşullarının ne derece insanlıktan uzak olduğunu gösterirken; kurbanların çok az bir kısmının hala saklanan ve dağ gibi bir yığın oluşturan saçları, ve yine yığınlar halindeki ayrıştırılmış kişisel eşyaları soykırıma tanıklık etmenizi sağlıyor.

Free Image Hosting at allyoucanupload.com

Toplama Kampının Ünlü Giriş Kapısı.

Taylan Torin